Bloğuma hoşgeldiniz güzellikler.....




POPÜLER YAYINLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
POPÜLER YAYINLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2012 Cuma

Mikropları öldüren kumaş - Denizli Güncel Haber

Mikropları öldüren kumaş - Denizli Güncel Haber

21 Ocak 2012 Cumartesi

DR. ROLLER NEDİR ?

  Micro needle roller tekniği ile cilt , vücut bakımlarında ve sorunlarında daha kolay çözümlere kavuşabileceğiz.

Dr. Roller, 0.25mm ile 2.5mm’lik cilde özel ignelerden yapılan ve Dermal Döner Silindir Sistemi olarak adlandırılan cilt bakım cihazlarıdır.

İğne



Cihazdaki en önemli özellik iğnelerdir. Dr. Roller ürünleri, diğer ürünlerinkiyle kıyaslandığında daha etkili sonuçlar alınmasını ve daha rahat işlem yapılmasını sağlamak için çok düzgün ve ince delikler açmayı kolaylaştıran tıbbi olarak yüksek sağlık derecesinde paslanmaz çelik iğnelerden üretilmiştir.



Ürün güvenilirliği



ISO 11137’ye uyumlu, steril gama ışınları kullanılır.

Teknolojimizin ana yapısı ve rekabet avantajımız, uygulama esnasında direkt olarak cilde temas eden iğnelerin güvenilirliğinde saklıdır. Ürünlerimizde tıbbi olarak yüksek saflık derecesinde, paslanmaz çelik materyalin kullanımı ciltte oluşabilecek herhangi bir yan etki ya da kontaminasyonu önlemektedir. “Sıfır Mikrop Barındıran” ürünler, gama ışınları kullanarak sterilizasyon sağlanan Güney Kore’deki 2 ünitenin birinde ve ISO 11137’nin şart koştuğu gama sterilizasyon tehlikelerine karşı eğitim almış personelimizce


Montaj

Dr. Roller ürünlerinde kimyasal madde kullanılmaz. Montaj işlemi sırasında yapıştırıcı maddelerin kullanıldığı bazı diğer ürünlerin aksine kenarlama montaj mekanizması kullanılır. Kalite kontrolümüzde her parça kullanılmadan önce 300 büyütme yapan mikroskoplarla sıkı bir denetimden geçirilir.

Dr. Roller Onay Belgesi

Dr. Roller ürünleri Güney Kore Gıda ve İlaç Dairesi tarafından GMP belgesiyle uluslararası üretim kalitesi de verilerek onaylanmıştır. Dr. Roller ürünleri çok sayıda ulusal ve uluslararası patentlere ek olarak uluslararası standart kuruluşundan ISO 13485, ürün güvenilirliğinde CE ve FDA sertifikasına da sahiptir.

Dr. Roller Uygulaması Nedir?

Dr. Roller uygulaması, dermiste bulunan bir tüyden bile daha ince olan 0.07mm çaplı 192 tane ince, terapötik etkili delik açarak düzensiz kolajen oluşumunu ortadan kaldırmakta, doğal kolajen oluşumunu tetiklemekte ve cilt hücrelerini yenilemektedir.

Avantajlar :

Diğer birçok cilt bakım uygulamaları programlarının aksine, Dr. Roller uygulaması ciltte tahriş ya da lekelenmeye neden olacak hiçbir işlem yapmaz. Cilde zarar verici cilt yenileme işlemi yapılmaz. Bunların yerine, uygulama, yalnızca cildin doğal iyileşme mekanizmasını kullanmakla kalmaz, aynı zamanda cildin elastikiyetini arttıran ve yara izlerini iyileştiren kolajen oluşumu için cildin kendi kapasitesini kullanır. Hiçbir yan etkisi yoktur, aksine uygulamaya hızlı yanıt alınmasını sağlar. İğneler aracılığıyla oluşturulmuş binlerce delik sayesinde dermis tabakasındaki yapılardan yenileyici ve sürekli bir etki sağlanır. 

Uygulama Alanı :

Dr. Roller’un uygulama alanı, yara izlerinin ya da yanıkların sebep olduğu yaraların iyileştirilmesi ve saçlı deride saç köklerinin güçlenmesi ve saç dökülmesini engellemeye yardımcı cilt bakım uygulamalarını da kapsar.

Dr. Roller’ın renk açma, kırışıklıkları önleme ve cilt esnekliğini arttırma gibi cilt bakım uygulamalarında eşsiz ve etkili bir tesiri vardır. Kendi kendini yenileyen kolajen ve iğnelerin oluşturduğu küçük kanallar diğer cilt bakım uygulamalarıyla ya da herhangi bir solüsyonla birlikte kullanıldığı zaman hiçbir yan etki korkusu olmadan çok iyi sonuçlar verirler.
Dr. Roller ile yapılan uygulamalara ek olarak renk açıcı içeren bir solüsyon kullanılırsa çok daha sonuçlar alınır. Cilt tipine göre 0.25mm’lik ya da 0.5 mm’lik ürünler kullanılabilir.

Hyalüronik asit ve bu maddeyi üreten hücrelerin sayısı biz yaşlandıkça düşer. Sonuç ise daha kuru, ince ve esnekliğini kaybetmiş bir cilttir ve bu da mimik kırışıklıklarının oluşmasına sebep olur. Dr. Roller’ın kendi kendini yenileyen kolajen oluşumu ile kırışıklıkların doğal yoldan giderilmesi, pigmentasyon, cilt esnekliğini artıran ve yaşlanmayı geciktirici etkileri kanıtlanmıştır.

Dr. Roller’da temel olarak yapılan işlem, üst ve alt deri tabakasına hiçbir şekilde zarar vermeden cildi gençleştiren; sivilce, yanık ve yara izleri için etkili bir çözüm olan düzensiz kollajen oluşumunu normale döndürmektir. Uygulamayla birlikte etkili bir solüsyon ya da uygun ilaçlar kullanıldığı takdirde sonuçlar çok daha belirgin hale gelir.

Dr. Roller tek başına sivilcelerin oluşmasını önlemek için yeterli bir uygulama değildir, fakat cildi daha iyi bir duruma getirebilir. Sivilcelerden tamamen kurtulmak için Dr. Roller ile birlikte başka bir bakım uygulaması yaptırmak çok daha başarılı sonuçlar doğuracaktır.

Dr. Roller’ın yanıklar için yapılan uygulamalarda çok etkili olduğu kanıtlanmıştır. Yanık bölgelere hücre yenilenmesini ve kolajen düzenlenmesini sağlayacak, alt ve üst deri tabakalarında 50-60 bin tane küçük iğne deliği bırakacak şekilde uygulama yapılır.

Pek çok yara tipi vardır. Dr. Roller ile 50-60 bin tane küçük iğne deliği oluşturulur ve bunların içine yara lezyonlarındaki hücrelerin yenilenmesini sağlayacak medikal maddeler verilir.

Çatlaklar, derinin alt tabakasını oluşturan elastinin zarar görmesiyle oluşan izlerdir. Kısa bir süre içinde çok kilo alanlar, hamile kadınlar ve gereğinden fazla süre bölgesel sprey ya da oral yolla adrenokortikotropik hormon alan kişilerde yaygın olarak görülür.

Saç dökülmesi genellikle yaşlanmaya bağlı olarak saç derisi hücrelerinin dejenerasyonu, saç köküne gelen besleyici maddelerin eksikliği, saç derisinin aşırı yağlanması sonucu derinin oksijensiz kalması, inflamatuar saç derisi hastalıkları veya gözeneklerde daralma ve strese bağlı bölgesel saç dökülme hastalığı yüzünden olur.

Ürün, saç köklerinin ve saç derisinin rahatlamasına yardımcı olur, böylece saç derisi iyileşir ve saç kaybı önlenir.

Uygulama döngüsü 4 haftalık arayla 5 seans gerektirir. Saç dökülmesi uygulamalarında günlük bakım, beslenme alışkanlıkları ve stres yönetimi de çok önemlidir ve bu işlemler uygun ilaçlar ve losyonlarla da desteklenmelidir.

Saç derisi üzerindeki saç yoğunlugu farkı 4 haftalık bir uygulama döneminden sonra gözle görülebilir şekildedir.


   


ünlülerin Estetik Felaketleri, tam bi fiyasko :P

ünlülerin Estetik Felaketleri, tam bi fiyasko :P

19 Ocak 2012 Perşembe

YÜZYILIN MUCİZE ÇAYI....



Yeşil Çay (Green Tea Extract)


Bu makalede Yeşil Çayla ilgili bilmek isteyeceğiniz tüm orijinal bilgiler bulunmaktadır. Fakat aşağıda bahsedilen faydaların sadece bir kısmı bilimsel araştırmalara dayanmaktadır. Geri kalanı ispatlanamamış iddialardır. Bu bakımdan yeşil çayın faydaları ile ilgili okuduklarınızı uygulamanız halinde oluşacak olumsuz durumlardan sitemiz sorumlu değildir. Bağışıklık sitemi zayıf olanlar, herhangi bir kronik rahatsızlığı olanlar doktoruna danışmadan yeşil çay kullanmamalıdır. Örneğin Troid hastaları yeşil çay kullanımında kendi iradeleri ile hareket etmemelidir. Kesin olan bir şey varsa o da yeşil çayın doğru hazırlanıp tüketildiği takdirde sağlığa son derece faydalı olacağıdır.

Yeşil Çay nedir? Nasıl yapılır?
Camellia sinensis yapraklarından üretilir. Siyah çay ile aynı bitkiden üretilir fakat gördüğü işlem çok farklıdır. Yeşil çay kısa bir işlemden sonra fermantasyona uğramadan fazla oksidasyona uğramadan kullanıma hazır hale getirilir, ancak siyah çay daha çok kavrulur ve fermantasyona uğrar bu da siyah çayın içindeki antioksidanları kaybetmesine yol açar. Yeşil çay içindeki kateşin maddesi, yeşil çay çok işlem görmediği için kaybolmaz bu madde özellikle polifenolle birlikte çok etkilidir. Yeşil çay yaklaşık 5000 yıldır Çin’de, Japonya’da ve Hindistan’da tıbbi amaçlarla kullanılmıştır.

Yeşil Çayın içindekiler(etken maddeleri): 
Yeşil çay içindeki aktif maddeler kateşinler, epigallokateşin gallat (EGCG) gibi flavonoidler, polifenoller vardır. E vitamini açısından zengindir, Yeşil çay da krom, manganez, selenyum ve çinko gibi ve bazı phytochemical bileşikler karotenoidler, tokoferol, askorbik asit (C vitamini), mineraller bulunur. Güçlü bir antioksidandır içerisindeki mükemmel bileşenler sağlıklı yaşam için doğanın bize sunduğu armağanlardır.

Yeşil çay nasıl kullanılmaldır/ yeşil çayın hazırlanışı
Yeşil çay ya da yeşil çay extratı satan bazı firmalar günde 12 bardağa kadar içilebileceğinden bahsetmiş olabilirler bu sayıya çıkmanızı asla tavsiye etmiyoruz. Hatta toz halindeki yeşil çay ekstratlarini kullanmamanız daha sağlıklı olacaktır. Zira karaciğerinize yük binebilir onun yerine yaprak halinde satılan yeşil çayları kullanınız. Bir büyük fincana 1-2 çay kaşığı yeşil çay atabilirsiniz. Yeşil çayı kaynatmayınız yeşil çayın üzerine kaynamış su ekleyerek demleyiniz, demlenme süresi 2 dakikadan az 6 dakikadan fazla olmamalıdır.(bu konuda çeşitli görüşler mevcuttur) İçerisine şeker koymayınız(şekersiz içemeyenler ekleyebilir) Şeker yerine bal koyabilirsiniz ayrıca yeşil çayınıza nane ya da zencefil de ekleyebilirisiniz. Yemeğin üstüne Yeşil Çay içmeyiniz sabah aç karınla ve yatmadan önce aç karınla içerseniz çok faydalıdır. Bilmediğiniz kalitesine inanamadığınız yeşil çayları almayınız.
Yeşilçayın faydaları aşağıda sayılacaktır fakat içerek tüketmenin dışında yeşil çayın şu şekilde faydaları da vardır. Yaralı bölgeye tampon yapabilirsiniz, gözleriniz şişmiş ise bir beze yeşil çayı koyup soğutur gözlerinize koyarsanız şişlikleri indirecektir. Yeşil çayınız poşet çay ise direk buzdolabında bekletip kullanabilirsiniz. Ayak mantarı için ayağınızı ılık yeşil çay içerisinde bekletebilirsiniz Yeşilçayın anti bakteriyel ve antiviral özelliğinden dolayı bir çok alanda kullanılabilir, yeter ki kullandıktan sonra kullandığınız bölgeyi durulamayın.


yeşil çayın faydaları   Yeşil çayı günde kaç fincan içmeliyiz?
 *Hiç içmeyenler En az 1 fincan içmelidir.
 *En mantıklısı günde 2-3 Fincan içilmesidir
 *5 fincandan fazlası size zarar verebilir.
 Bu konuda benim en çok güvendiğim kaynak 2002 yılında    başladığı araştırmayı 2006’da tamamlamış olan Japon bilim adamı Kuriyama’nın tavsiyesidir. Kuriyama herkesin günde en az bir fincan yeşil çay içmesini öneriyor günlük iki ya da 3 fincan çayın çok faydalı olacağını söylüyor 5 fincana kadar zararı yok.

Uyarı: Yeşil çay asla aşırı sıcak içilmemelidir. Antioksidan içerdiği için yemek borusu kanseri oluşumunu hızlandırabilir

Yeşilçayın Faydaları:
Yeşilçayın faydaları hakkında bilinenler son yıllarda yapılan araştırmalarla daha da artmıştır. Japonların uzun yıllar yaşamasının temel nedeni olarak yeşil çay tüketimi gösterilmektedir. Yeşil çayın bir tedavi yöntemi olmadığı destekleyici alternatif bir yöntem olduğu unutulmamalıdır.
  • Yeşil çay insan ömrünü uzatır ve insan sağlığına çok faydalıdır!
  • Diyet yapanlar muhakkak kullanmalıdır!
  • Anti hipertansif etkisi, anti bakteriyel etkisi, antiviral etkisi ve nöroprotektif etkisi vardır.
  • Uyarı:Şimdi yeşil çayın 30 dan fazla kanıtlanmış faydasını aşağıda okuyacaksınız fakat vakti olamayanlar için en önemlilerini belirteyim
  • Kalp rahtsızlığı olanlar, Obezite, Parkinson, Alzheimer gibi hastalıklar bazı kanser türlerinde yeşil çay çok ama çok faydalıdır.
  • Japon bilim adamı Prof. Shinichi Kuriyama 4 yıl süren bir araştırmadan sonra yeşil çayın kalp hastalıklarına iyi geldiğini keşfetmiştir. Kuriyama’nın Japonya’daki Tohoku University in Sendai adlı üniversitesinde yaptığı yeşil çayla ilgili araştırmalara göre: (ilk 6 madde)
  • Günde 5 fincan ve daha fazla yeşil çay içenler günde 1 fincandan az Yeşil Çay   içenlere göre tüm hastalıklardan ölme oranları % 16 daha düşüktür. Yani Günde 5 fincan çay içenlerin ölüm riskleri %16 daha azdır.
  • Günde 5 fincan çay içen kadınlar diğer kadınlara oranla %31 oranında kalp hastalıklarından korunmuş olurlar.
  • Bu da demektir ki kadınlar yeşil çayın sağladığı faydalar konusunda, erkeklerden daha avantajlıdırlar.
  • Yapılan bu araştırmaya göre Siyah çayın da çok az bir faydasının olduğundan bahsedilmiştir fakat yeşil çay kadar etkili antioksidanlar içermemektedir.
  • Yeşil çayın Kansere faydası olduğu tespit edilmiş fakat Kardiyovasküler rahatsızlıklar (kalp hastalıkları) konusunda çok daha etkili olduğu belirlenmiştir.
  • Yeşil çayın içindeki Polifenol adlı antioksidanlar Kalp hastalıkları için son derece faydalı eşsiz bileşenler içerir
  • Kalp hastalıklarını önlemede ve yavaşlatmada yeşil çay içenler içmeyenlere göre %26 daha az risk taşımaktadırlar.
  • Bakteriyel ve viral hastalıklara karşı direnç sağlar
  • Nörodejeneretif hastalıkların önlenmesinde etkilidir.
  • Alerjilere iyi gelir
  • Artrit’ e iyi gelir
  • Kemik- mineral yoğunluğunu arttırır
  • Bağışıklık geliştirmeye yardımcı olur.
  • Grip belirtilerini ve soğuk algınlığının yok etmede önemli bir yardımcıdır.
  • Meme, pankreas, yumurtalık, kolerektal, ağız, kolon ve prostat kanseri gibi çeşitli kanser türlerine karşı müdahalede yeşil çay faydalıdır.
  • İltihapları ve ödemleri engeller
  • Diyabetle mücadelede yeşil çay size faydalı olabilir.
  • İnmeleri engellemede etkilidir.
  • Zindelik verir.
  • Kan basıncını düzenler
  • Obezite ve damar hastalıklarında dengeli beslenme ve egzersizle birlikte uygulandığında çok faydalı sonuçlar vermektedir, 
  • Şeker hastalığını önlemede son derece faydalıdır.
  • Alzheimer hastalığına ve hafıza bozukluğuna faydası araştırılmaktadır.
  • Parkinson hastaları için muhakkak kullanılması gereken bir bitkidir.
  • Diş çürümesini engelleyicidir.
  • Serbest radikallerden vücudu korur.
  • Lösemi’de gerileme sağlar
  • Böbrek taşlarının düşürülmesinde etkilidir.
  • Yorgunluğun önlenmesi etkilidir
  • Beriberi hastalığının tedavisinde kullanılmıştır.
  • Migreni hafifletir
  • Ağız kokusunu giderir
  • Boğazımıza ferahlık hissi verir.

Yeşilçayın Kanıtlanamamış Faydaları:
1- Multipl skleroz tedavisinde faydalıdır
2- Alzheimer ve Parkinson hastalığını durdurmada faydalıdır
3- Hücre bozulmalarını engellemede faydalıdır
4- Yeşil çay içmek, total kolesterol düzeylerini düşürür, iyi (HDL) kolesterolü düzenler, kötü kolesterolün (LDL) düşürülmesini sağlar. (Bu maddeden emin değiliz bir çok ciddi site kolesterolü düşürdüğü yazmakta)
5- Ekstradan kalori yaktırdığı söylenmektedir. (Aslında mevcut vücut yağlarını metabolizmayı hızlandırarak yaktığını söyleyebiliriz ama bu bize fazladan bir dilim ekmek yeme hakkı vermez)
6- HIV virüsüne karşı etkisi tam bilinmemektedir

Yeşil Çay’ın zararları: 
Sık idrara çıkma, Bulantı, kusma, uykusuzluk gibi zararlar söz konusu olabilir. Kafeine hassasiyeti olanlar içmemelidir.
He ne kadar kalp hastalıklarına iyi geliyor olsa da kalp, böbrek hastalıkları olanlar, psikolojik rahatsızlığı olanlar, pıhtılaşma sorunu yaşayanlar ve kanser hastaları doktorlarına mutlaka danışmalıdırlar. Hamile kadınlar, bebek emzirenler doktorlarına muhakkak danışmalıdırlar. Yeşil çayın erkeklere zararlı olduğu konusunda bazı sitelerde bilgiler var fakat araştırmamızda bu tür bilimsel bir bilgiye rastlamadık sadece kadınların yeşil çaydan organizma olarak daha çok faydalandıklarını söyleyebiliriz.

Püf Noktası: Yeşil çayın içindeki kafein uykusuzluk yapıyor ve bazı hastaların kafein alması yasaktır. Bu nedenle yeşil çayın kafeinini azaltmak için yeşil çayı ilk demlediğiniz zaman 30 saniye bekleyip oluşan demi döküp tekrar demlersiniz, böylece kafeinin zararlı etkisini bir nebze de olsa ortadan kaldırmış olursunuz fakat kahvedeki kafeine göre yeşil çaydaki kafein miktarı çok daha azdır. İlk demi dökmeniz antioksidanların varlığını da azaltacaktır.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Isparta Valiliği'nin "Fransız Parfümü Yerine Gül Yağı" Kampanyası



Anadolu Ajansı [3227385]
Isparta Valiliği'nin, Fransa Meclisi'nde kabul edilen "Ermeni teklifi" üzerine başlattığı "Fransız parfümü yerine gül yağı" kampanyasına Nevşehir Ticaret Borsası ile Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası'ndan destek geldi.

Isparta Valiliği'nin, Fransa Meclisi'nde kabul edilen "Ermeni teklifi" üzerine başlattığı "Fransız parfümü yerine gül yağı" kampanyasına Nevşehir Ticaret Borsası ile Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası'ndan destek geldi.

Nevşehir Ticaret Borsası ve Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu üyeleri, eşleriyle beraber Isparta Valisi Memduh Oğuz'u makamında ziyaret etti.

Nevşehir Ticaret Borsası Başkanı Tuncer Gök, ziyarette yaptığı konuşmada, Isparta Valiliği'nin, Fransa Meclisi'nde 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasa tasarısının kabul edilmesine karşı başlattığı, Fransız parfümleri ve kozmetiği yerine Isparta gülünden elde edilen ürünlerin kullanılması kampanyasına destek verdiklerini söyledi.

Kampanyanın Türkiye'de ses getireceğine olan inancını dile getiren Gök, "Bu kampanyayla birlikte milletimiz inşallah Fransız kozmetiğine uzak duracaktır" dedi.

Vali Memduh Oğuz da, Nevşehirli konuklarının kampanyaya gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Bu destek Isparta'yı memnun etti, kendilerine çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.

Vali Oğuz, konuklarına gül ürünlerinin yer aldığı gül sepeti hediye etti. Nevşehir Ticaret Borsası Başkanı Gök de, Vali Oğuz'a Nevşehir toprağından yapılmış vazo hediye etti.

Isparta Valisi Memduh Oğuz, Fransa Meclisi'nde 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasa tasarısının kabul edilmesinin ardından, Fransa'ya uygulanacak ambargo kapsamında, kozmetik ve parfümlerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Fransız kozmetik ürünleri yerine Isparta'da üretilen ürünlerin kullanılması için kampanya başlattıklarını dile getirmişti. Oğuz, herkesi kampanyaya destek vermeye davet etmişti.

- ISPARTA

2012 yılının 12 kritik tüketici trendi

PelinÖzkan CatBlog: 2012 yılının 12 kritik tüketici trendi: Geçtiğimiz günlerde trendwatcihing.com pazarlamacıların, reklamcıların, CEO’ların, araştırmacıların, iş dünyası ve tüketici trendlerine ilg...

PelinÖzkan CatBlog


30 Aralık 2011 Cuma

29 Aralık 2011 Perşembe

Güzelliğin tarihi



Kozmetik kullanımının tarihi, geçmişi çok eskilere dayanıyor. Eski Mısır’da kadınların göz kapaklarını boyamak için rastık kullandıklarını, Kleopatra’nın cildini beyazlatmak ve yumuşatmak için sütle yıkandığını biliyoruz. Günümüzden 3000 yıl önce, Eski Yunan kadınları kurşunkarbonatla boyanarak yüzlerini soldurmaya çalışıyorlardı.

19. yüzyıla kadar, yüz beyazlatmada, içinde karbonat, hidroksit ve kurşun oksit bulunan özel bir karışım kullanılıyordu. Her kullanımda bedende biriken bu maddeler, sayısız fiziksel rahatsızlığa neden olur; kimi zaman kasların felç olmasına ya da ölümlere yol açardı. 19. yüzyılda bu ölümcül karışımın yerine, içinde çinko oksit bulunan yeni bir yüz pudrası kullanılmaya başlandı. Göz pudrası olarak kurşun ve antimuan sülfürü, dudak boyası olarak civa sülfürü ve gözlerin parlamasını sağlamak için de güzelavratotu gibi zehirli maddeler kullanılıyordu
.

Terlemeyi önleyen ve etkin maddesi alüminyum klorür olan terlemeyi baskılayan koku gidericiler de 1890’larda ortaya çıktı. 1940’larda, yarattığı cilt sorunları nedeniyle, alüminyum klorürün yerini, günümüzde de kullanılan alüminyum klorohidrat aldı. Kozmetik endüstrisinin günümüzdeki anlamıyla büyümeye başladığı dönem, 20. yüzyılın başları. 1910’lu yıllarla 50’li yıllar arasında, gazete ve dergilerde çıkan yazılar aracılığıyla, kadınlara, egzersiz, diyet ve kozmetiklerle saç ürünlerinin düzenli kullanımının kendilerini daha çekici yapacağı anlatıldı. Daha önceleri bu tür güzellik yardımcılarının yalnızca ahlaksal değerlere bağlılığı kuşkulu çevrelere özgü olduğu düşünülürdü. Sinemanın bulunuşu ve renkli şilm yönteminin geliştirilmesi, kozmetik endüstrisi açısından bir dönüm noktası oldu. İlk kadın sinema oyuncularından Theda Bara’nın beyazperdedeki, Helena Rubinstein kozmetik ürünleriyle süslenmiş görüntüsü sansasyon yaratmıştı.

Rubinstein, rimeli ve renklendirilmiş pudra kavramını geliştirdi. Fransız sahne sanatçılarından etkilenerek gözleri renklerle gölgelendirmeye başladı; dudakları kırmızıya boyayarak belirginleştirdi. Hollywood’da makyaj sanatçısı olan Max Factor ise, o dönemlerde çok çeşitli ürünlerle kozmetik endüstrisine katkıda bulunan bir başka addı. Onun ürünleri, film teknolojisindeki gelişmelerin sonucuydu; çünkü, renkli filmlerde istenen etkilerin yaratılabilmesi için oyunculara farklı makyajlar yapılması gerekiyordu.

Birinci Dünya Savaşı’nın da kozmetiğin yaygınlaşmasında önemli rol oynadığı düşünülüyor. 1910’ların sonunda kadınlar hem toplumsal hem de ekonomik açıdan özgürleştiler. 1920’lerde, sinema sayesinde beyaz ten modası tarih oldu; artık, bronz ten modaydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında naylon çorap kıtlığı nedeniyle çıkan “bacak makyajı“ modasının ardından, 1950’lerde, bronzlaştırıcı ürünlerin reklamlarında artış oldu. Aynı yıllarda, televizyonun yaygınlaşmaya başlamasıyla, “Procter&Gamble” gibi sabun firmalarının sponsorluk yaptığı bazı radyo programları da televizyona taşındı. Kozmetik ürünlerinin reklamları yaygınlaştı. 1960’larda, hem takma kirpiklerin hem de “doğal” kozmetik ürünlerinin popülerliğinde artış oldu. Doğal ürünler, havuç suyu ve karpuz özü gibi bitki kökenli karışımlara dayanıyordu.

1970’lerde, ABD’de soyu tükenmekte olan canlıları koruma yasasının yürürlüğe girmesiyle, belli bitkilerin kozmetik üretiminde kullanılması yasaklandı. Sonraki yıllarda, hem teknolojideki ilerlemeye, hem de kozmetik pazarının doymak bilmeyen açlık duygusuna bağlı olarak, çok daha karmaşık ve çeşitli ürünler üretilmeye başlandı.                                                                            
                                                                                                       
                                                                                                               
http://www.ekoses.com/ekolojikyasamportali/assets/inc_blok_13.jpg

                                             
                                   

17 Aralık 2011 Cumartesi

herkese iyi hafta sonları.. kozmetik ve kişisel bakımın özverili emekçileri bol kazançlar......:)


CİLDİMİZ  BİZE  NELER  SÖYLER ?..

 Sabah yüzünüzü yıkadınız , kuruladınız , sanki cildiniz size biraz dar gelmiş gibi mi ?

 Yanaklarınız,ağız ve burun kenarlarınız derinden kaşınıyor mu ?

Sanki yüzünüz beyaz  A 4 kağıdı gibi mi ?

Gözlerinizin dış kenarlarında küçük çizgiler mi var ? Yoksa ????..

CİLDİNİZ İMDAT DİYOR..!!!!!!!!

Kuruyum, susuzum ,nemsizim, yağ ve su dengem bozuk , ph derecem düzensiz...

14 Aralık 2011 Çarşamba

güzelliğin adresi: Kişisel Bakımın Rehberi

güzelliğin adresi: Kişisel Bakımın Rehberi: SELAM; Yaşımız kaç olursa olsun her anımızın güzel ve bakımlı olmasını isteriz değil mi ? Neden , çünkü biz kadınız. Yaratılışımız ge...

22 Kasım 2011 Salı

Kişisel Bakımın Rehberi

SELAM;
Yaşımız kaç olursa olsun her anımızın güzel ve bakımlı olmasını isteriz değil mi ? Neden , çünkü biz kadınız. Yaratılışımız gereği , içgüdüsel olarak daima genç ve güzel kalmak isteriz.

Bu isteklerimizi her zaman gerçekleştirme imkanı bulamayız.Ama bakımlı, temiz, canlı bir cilt ve vücuda sahip olmak o kadar da ulaşılmaz değildir.İşte ben sizlere tüm bu konularla ilgili en yeni, kolay uygulanabilir, etkileri kanıtlanmış formülasyonları ve uygulamaları yazacağım. Cilt , vücut ,saç ,el-ayak bakımlarınız için evinizde yapabileceğiniz kolay çözümler olacak.

Tabi bu arada bu konularla ilgili sorularınıza da cevaplar vereceğim..

İYİ YAŞAYIN GÜZEL KALIN....

SEVGİYLE...