Bloğuma hoşgeldiniz güzellikler.....




CİLDİMİZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CİLDİMİZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2012 Salı

CİVANIN ZARARLARI

CİLT BEYAZLATICI ÜRÜNLERDE KULLANILAN CİVANIN SİZİ YAVAŞ YAVAŞ ZEHİRLEDİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ ?



Cıvanın insanlar üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır. 


-  Sinir sistemi bozukluklarına sebep olur.

-  Beyin fonksiyonlarına zarar verir.


-  DNA ve kromozomlara zarar verir .


-  Alerjik reaksiyonlara, deri isiliklerine, yorgunluğa ve baş ağrısına yol açar.


-  Üreme ile ilgili negatif etkiler; spermlere zarar vermek, sakat doğumlar ve düşük doğum gibi. 


-  Beyin fonksiyonlarının zarar görmesi, öğrenme bozukluğuna, kişilik değişikliklerine, titremeye,


 görünüm bozukluklarına, sağırlığa, kas koordinasyon kaybına ve hafıza kaybına yol açar. 


-  Kromozomların zarar görmesi ise mongolizme yol açar.  ( DOWN SENDROMU )


Piyasada satılan cilt beyazlatıcı birçok ürünün içeriğinde civa bulunuyor.



Dünya Sağlık Örgütünün açıklamalarına göre civa vücutta şu organlara yığılıyor:

Cilde sürülen civalı krem kan dolaşımıyla karaciğere taşınıyor. En az 90 gün karaciğerde tutuluyor.  Karaciğerden atıldığında safra kanalına geçiyor; bir kısmı burada emildikten sonra kalanı böbreklere taşınıyor. Kısacası vücuda giren civa kolay kolay terketmiyor ve zaman içerisinde birikim oluyor. İşte bu yüzden vücudu yavaş yavaş zehirliyor.

Sonuçta civa ihtiva eden cilt beyazlaştırıcı kremlerin sürekli kullanımı düşük dozlu kronik zehirlenmeye neden oluyor.



Civa zehirlenmesi sadece kullanıcıyı değil ona bağlı olarak diğerlerini de zehirliyor. Örneğin kullanıcı hamile bir kadınsa, bebeğe zararı dokunuyor. Genç kadınların doğurganlığı kötü yönde etkilenirken, bağışıklık sistemini tehlikeye sokuyor. Hafıza kaybına ve sinir sistemi bozukluklarına da neden oluyor.


Amaç güzelleşmek ise bunu sağlığımıza zarar vermeden de yapabiliriz.Bunun için gelişi güzel danışmansız cilt ve vücut ürün alışverişi yapmamalıyız.



6 Ocak 2012 Cuma

CİLDİMİZ BİZE NELER SÖYLER ? ( 2 )


Hassasiyet cilt tipi değil , kuru ve nemsiz cildin bir durumudur.

Giderek daha fazla insan hassas ciltlerinden rahatsızlar.Yani ; hassas cilt bilimsel veya dermatolojik bir teşhis konusu değildir. Bazı dermatologlar bunu kuru cilt olarak algılarken, diğerleri de alerjilere karşı hassas cilt olarak kabul etmektedir. Hassas cilt doğal koruyucu tabakanın zarar görmesinden kaynaklanır. Bu da, cildin daha hızla kuruduğu anlamına gelir. Bu durumda cilt, parfüm, duş jeli veya sabun gibi çeşitli maddelere karşı daha hassas hale gelir (örneğin kaşıntının olması vs.). Kuru ve hassas cilt aynı zamanda çok az yağ üretir.



İnce dokulu ,soğuk ve sıcağa tepkili , rüzgar ve güneş yanıklarına eğilimli cilt tipidir. Dış etkenler ; aşırı soğuk ve sıcağa maruz kalmak , uygun olmayan kozmetikler kullanmak cildin hassasiyetini arttırır.

Nem ve yağ dengesini düzenleyen ürünler düzenli kullanılmalı, dış etkilere karşı koruma amaçlı ürünleri uzman önerisi ile seçmelidir.



5 Ocak 2012 Perşembe

İnsan Derisi Yapısı ve Özellikleri - Sağlık Videosu İzle

İnsan Derisi Yapısı ve Özellikleri - Sağlık Videosu İzle

4 Ocak 2012 Çarşamba

CİLT TİPİMİZİ BELİRLEMEDE İLK ADIM.......



KISA BİR TEST YAPALIM.....

1. CİLDİNİZİ SU VE SABUNLA TEMİZLEDİĞİNİZDE NASIL HİSSEDERSİNİZ?


a. Gergin, cildiniz yüzünüze küçük gelmiş gibi.
b. Düz ve rahat
c. Kuru ve bazı yerlerde kaşınma hissi.
d. İyi -oldukça rahat
e. Bazı bölgeler kuru, bazı bölgeler iyi.


2. CİLDİNİZİ KREM TEMİZLEYİCİYLE TEMİZLEDİĞİNİZDE NASIL HİSSEDERSİNİZ?

a. Göreceli olarak daha iyi.
b. Düz ve rahat
c. Bazen iyi, bazen kaşıntılı.
d. Oldukça yağlı
e. Bazı bölgeler yağlı ve bazı bölgeler iyi.


3. CİLDİNİZ GÜN ORTASINDA GENELLİKLE NASIL GÖRÜNÜR?


a. Pul pul dökülen bir görüntü.
b. Taze ve temiz.
c. Pul pul ve bazı kırmızılıklar.
d. Parlak
e. T bölgesi parlak (Alın, burun altı ve çene)


4. NE SIKLIKTA SİVİLCENİZ ÇIKAR?


a. Hiçbir zaman
b. Özel günlerde (Menstrüasyon öncesi yada boyunca)
c. Nadiren
d. Sık sık
e. Sık sık T Bölgesinde

5. CİLT TONİĞİ KULLANDIĞINIZDA CİLDİNİZ NASIL TEPKİ VERİR?

a. Sızlar
b. Problem olmaz
c. Acır ve kaşınır
d. Tazelik, temizlik hissi verir
e. Bazı bölgelerde tazelik, bazı bölgelerde kaşıntı hissi oluşur.

6. ZENGİN BİR GECE KREMİNE CİLDİNİZ NASIL BİR TEPKİ VERİR?

a. Çok iyi hisseder.
b. İyi hisseder.
c. Bazen iyi, bazen kaşıntılı hisseder.
d. Cildim çok yağlı görünür.
e. T Bölgesi yağlı, yanaklar iyi görünür.


DEĞERLENDİRME

Yukarıdaki sorulara en çok hangi şıkkı seçtiğinize göre :
(a) ‘lar çoksa : KURU bir cildiniz var.
(b) ‘ler çoksa : NORMAL bir cildizi var.
(c) ‘ler çoksa : HASSAS bir cildizi var.
(d) ‘ler çoksa : YAĞLI bir cildizi var.
(e) ‘ler çoksa : KARMA bir cildizi var.

16 Aralık 2011 Cuma

CİLT TİPLERİ ..



    Selam ; bu gün ciltle ilgili bilgilerimize devam ediyoruz....
     
  Günlük yaşamda cildimizin yağlı mı , kuru mu , hassas mı  olduğu önemli midir.? Çok önemlidir. Neden ,çünkü yaklaşımlarımızın ip uçlarını verir bize. Yada kişisel bakım ve hijyenimiz için doğru alışveriş yapmamızda bize  rehberlik eder.

 Peki cildimizin hangi tipe uygun olduğunu nasıl öğreneceğiz..Ulaşabildiğiniz eğitimli cilt uzmanlarından  (  kozmetik reyonlarında sadece satış ve ürün eğitimi alanlardan değil  ) birebir cilt analizi ile,  mümkün değilse ; evde yapacağımız basit testlerle . Nede olsa cildimizi en iyi kim bilir .? Tabii her anını birlikte yaşayan siz .Çünkü cildimiz  , tenimiz  aslında nelerden hoşlandığını , neleri sevmediğini , ihtiyaçlarını bize söyler .Mühim olan onu duyabilmek ve anlıyabilmek tir.

15 Aralık 2011 Perşembe

CİLT YAŞLANMASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Vücudumuzun sayısal yaşı ilerledikçe cildimizin dış görünüşü ve özellikleri değişir. Deri yaşlanmasını etkileyen faktörler çok çeşitlidir. Güneş ışınları, genetik miras , beslenme alışkanlıkları,kişinin yaşam şekli,cildin fiziksel ve kimyasal etkilere maruz kalması,aşırı alkol ve sigara alışkanlığı yaşlanmanın etkilerini arttırır. Tüm bu faktörlerden azami kaçınılması en azından fiziksel yaşlanmayı yavaşlatır. Deri vücudumuzun hacim olarak en büyük organıdır.Ve tüm diğer organlarımız gibi 20 li yaşlardan itibaren yaşlanmaya başlar.Deri yaşlanmasını etkileyen faktörler. - Genetik miras (aileden gelen cilt özellikleri ) , - Hormonlar (hipofiz, troid bezi , böbrek üstü bezi hormonları ve overler ), - Güneş ışınları ,
- Beslenme , - Sigara alkol, - Stres , - Çevre kirliliği olarak sıralanabilir. Derinin yaşlanma sürecinde gözle görmeye başladığımız belirtiler olur. Cildin yenilenme süreci azalır.En üst tabaka epidermis incelir, matlaşır ,nem kaybı oluşur. Nemsizlik cildin kurumasına ve kırışmasına sebeb olur. Özellikle göz etrafı ve ağız kenarlarında ilk çizgiler başlar. Dışardan beslenmesi yavaşladığı için küçük yaralar bile çok geç iyileşir. Aynı zamanda vücuttaki zararlı kimyasalların atımı da yavaşladığı için derinin bariyer özelliği bozulur ve ciltte egzema vb sorunlar başlar. Tüm bu yaşlanma sürecinin başlamasıyla deriye renk veren pigmentlerin sayısında da azalma olur.Bu da cildin güneş in etkilerine maruz kalmasına sebeb olarak ciltte renk düzensizliği ve lekeler oluşur. Derinin bağ dokusundaki bozulma ( elastin ve kollojen lifleri ) nedeniyle deri gevşer, sarkar ,elastik yapısı azalır, ince kırışıklıklar ve mimik çizgileri oluşur.Daha ileri yaşlarda deride kalın ve pürtüklü lekeler artar. Kılcal damar görünümünde artış ve kendiliğinden oluşan morluklar görülür.Cilt yapısal olarak kuru ise kırışıklık , yağlı ise sarkma belirginleşir. Tüm bu olumsuz etkileri yavaşlatmak ve daha sağlıklı ,canlı cilt ve deriye sahip olmak için güneşten etkin ve doğru bir şekilde korunmaktır. Ve devamında deri yaşlanmasını yavaşlatmak ve onarmak için düzenli ve beslenmek , cildin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri düzenli almaktır. Özellikle cilt için önemli olan vitaminleri doğru şekilde tüketmek gereklidir.Tabi bu arada sigara , alkol vb kötü alışkanlıklar bırakılmalıdır. Kozmetik açıdan vitamin & mineral desteği mutlaka hekim önerisi ve kontrolünde alınmalıdır.

DERİ


Deri dış dünya ile bağlantımızı sağlayan bir organdır. Bu nedenle sağlık dışında sosyal boyutu da büyüktür ve bunu her gün ve her anımızda hissederiz. Deri her ne kadar kendini sıkça yenileyen bir düzene sahipse de zamanın olumsuz etkilerini en önce yansıtan kısmımızı oluşturur. Günlük yaşamın stresi güneş ışınları beslenme alışkanlıkları egzersiz gibi etmenler yaşlanmanın dışında deride de oldukça büyük etkiler yaratırlar.

Derimiz basit olarak 2 kısıma ayrılabilir;
Epidemis derinin üst tabakasıdır ve deri hücrelerini içerir. Dermis ise daha derindedir. Bu tabakanın altında ise yağ hücrelerinden oluşan subkutan doku bulunur.

Deri birçok katmandan oluşur. Epidermiste en üstte boynuzsu tabaka denen ve deri hücrelerinin özelliklerini kaybederek sadece deri proteini olan keratin (halk arasında ölü deri) ile dolarak oluşturduğu tabaka bulunur. Bu kısım devamlı olarak atılır. Ayrıca epidemiste deriye ve kıla renk veren pigmentleri üreten hücreler de bulunur.
Dermis ise deriye esnekliği sağlamlığı ve canlılığı veren katmandır. Bu tabakada elastik ve kolajen lifler elastikiyeti ve sağlamlığı sağlar. Ayrıca hyaluronik asit gibi lif yapısında olmayan çeşitli maddeler de bu lifleri oluştururlar. Sinir uçları ve kan damarları da bu tabakada bulunur.

Derinin daha altında ise subkutan doku diye adlandırılan cilt altı dokuda ise yağ hücreleri bulunmaktadır. Kıl keseleri ve yağ bezleri ise epidermiste folikül denen derinin dış yüzeyine açılan olukların içinde bulunmaktadır ...

                                                           Cildimizi iyi tanımak ;onun  genç ve sağlıklı kalmasının ipuçlarını verir.