Bloğuma hoşgeldiniz güzellikler.....




ANTİ-AGE UYGULAMALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANTİ-AGE UYGULAMALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2014 Salı

CİLT İÇERDEN BESLENİR, DIŞARDAN DESTEKLENİR

Yaş alma ile beraber dış görünüşümüz de başlayan değişiklikler bizi her zaman mutlu etmez. Eller üzerindeki hafif lekeler , dekolte deki çiller , boyundaki hafif gevşemeler cilt yaşlanmasının habercileri. Çok ileri derecede cilt yaşlanmasını beklemeden önlem alalım. 20 li yaşlardan itibaren göz etrafı için ürün kullanılmaya başlanmalı..

Cilt yaşlanmasının büyük oranda sorumlusu güneş olduğu için güneş koruyucu ihmal edilmemeli. Biliyor musunuz cildimiz hiç güneş görmeseydi el bileğimizin iç kısmı gibi lekesiz ve kırışıksız olurdu. Cildimiz sağlığımızın aynasıdır.

Sağlıklı bir cilde sahip olmak , beslenmeden çevresel faktörlere kadar birçok etkene bağlıdır. Hava kirliliği , uzun süre güneşe ve soğuğa maruz kalmak , katkı maddeleri , kimyasallar , içeriği zehirli madde içeren ucuz kozmetikler , yanlış uygulamalar , hormonlar , hastalıklar , yanlış ve eksik beslenme , stres , sigara – alkol kullanımı cildin zamansız yaşlanmasına neden olur.

Cilt içerden beslenir, dışardan desteklenir felsefesinin gereğini yerine getirmeliyiz. Cildimizin ihtiyaçlarını doğru belirlemek önemli. Mağazalarda ve televizyonlarda her gün reklamları gözümüze Bu alana reklam vermek için tıklayınız sokulan onlarca markanın yüzlerce farklı kozmetik ürünleri cildin dış bölgesinde bir nebze etkilidir.

Bu ürünlerin en pahalısını kullansanızda ; cilt onarımı için gerekli olan vitamin, minereal , protein ve suyu yeterince almazsanız cildiniz için geçici bir parlaklık dışında bir şey elde edemezsiniz. Cildi içeriden beslemek demek sağlıklı bir beslenme tarzı edinerek cildinize ihtiyacı olanı vermek demektir.

Özet olarak hergün farklı renklerde sebze , meyve , ceviz, badem gibi cilt dostu kuruyemişleri , haftada 2-3 kez balık yiyerek , sabah akşam cildi iyi temizleyerek ve günde en az 8 bardak su içerek işe başlayabiliriz. Besinlerin hücrelere taşınmasını , atıkların da hücrelerden dışarıya çıkışını sağladığı için her gün mutlaka 8 bardak su içilmelidir.

Cilt bakımı deyince aklımıza sadece salonlara gidilince yapılan bakım gelmemeli. Sabah akşam evimizde mini bakımlarla cildimizi temiz ve bakımlı hale getirebiliriz. Sadece cildinizi iyi temizleyerek bile genç kalmasını sağlayabilirsiniz. Sonraki yazımda cildi içerden besleyen gıdaları ve ev bakımı için ipuçlarını yazacağım. Güzelliğiniz , ruh ve cilt sağlığınız sizin elinizde. Sağlıklı , mutlu günler.

26 Aralık 2014 Cuma

ORGANİK EL KREMİ TARİFİ (Çay ağacı yağı ile)


Kışın soğuğundan ,ayazından,rüzgarından kurumuş , çatlamış ellerimiz için doğal ürünlerle krem yapalım. mı ?.

- 1 Yemek kaşığı vazelin ,
- 1 Yemek kaşığı gliserin,
- 2 Yemek kaşığı ayva çekirdeği jölesi,
- 1 Yemek kaşığı badem yağı,
- 1 Yemek kaşığı susam yağı,
- 2 Yemek kaşığı pudra,
- 2 Tatlı kaşığı çay ağacı yağı * El ayak ve vücuttaki çatlak,egzama,uçuk,siğil, çıban,deri döküntüleri,mantar,böcek sokması v b durumlarda çay ağacı yağı tek başına kullanılır.
Tüm malzemeleri benmari usulü cam kapta küçük ahşap kaşıkla  ısıtarak karıştıralım.. Malzemelerin  tamamı karışıncaya kadar ısıtmaya devam edelim.Ve ocağın altını kapatıp karıştıralım Ilınınca içine sevdiğimiz bir esans dan 5 damla ilave edelim. (gül, lavanta, limon vb ) Tamamen soğuyuncaya kadar karıştırıp kapalı cam kapta buzdolabında saklayalım. 6saat sonra kullanabilirsiniz..    
                                                                     
Kozmetik sektörü ile tanıştığım günden itibaren istediğim bişey vardı. Öyle bi ürün olsun ki her derde deva olsun.Ferahlatsın,tüm ciltlere iyi gelsin ,temizlesin,  arındırsın ,akneyi sivilceyi tedavi etsin ,tüm allerjik durumlara çözüm olsun..
Ve  çay ağacı yağı ile tanışınca aradığım cevabı buldum.. 
Kokusunu herkes beğenmiyor olsa da, ben çok sevdim.Kolay emilimi sayesinde   kullanım alanlarında ve sorunlarında çok başarılı. Özellikle cilt emmeye başladıktan sonra inanılmaz ferahlık hissi veriyor. Ekstradan nemlendiriciye de ihtiyaç duyulmuyor, çünkü nemi cilde adeta hapsediyor.. Ayrıca makyaj temizliği için tonik olarak da kullanılır.. Anlayacağınız, çay ağacı yağı bir çok derde deva. Bana göre ..

Birde bilimsel olarak bakalım.....

Tea Tree Oil olarak da bilinen bu çay ağacının yağı, Avustralya`da yetişen, 2 metreyi bulan ağacın yapraklarından elde edilir. Yüzyıllarca Avustralya yerlileri bu ağacın yapraklarından elde edilen yağı, esensi çeşitli hastalıklarda kullanmışlar ve hala da kullanmaktadırlar. Bu ağacın çeşitleri vardır, ama yağ daha ziyade Melaleuca alternifolia cinsinden elde edilir. Çay ağacının yapraklarını, çayla karıştırmamalıdır. İngilizce olan “Tea Tree” anlamı, çok eskilere, Kaptan Cook`a dayanır. Gemideki tayfalar, yaprakları kaynatıp, çay yerine kullanmışlardır. Onun içindir ki, adı tea tree olarak kalmıştır.
Melaleuca alternifolia`ın yapılan kimyasal araştırmasında şunlar bulunmuştur:
% 31 Terpinen-4-ol
% 3,5 Alphaterpineol
%16,4 P-Zymen
% 1,8: 9,1 Cineol

Distilasyon yoluyla elde edilen bu yağ, antiseptik etkisinden dolayı bir çok  hastalıklarda kullanılır.
Herpes: Virüs tarafından oluşan bu deri rahatsızlığında ki, daha ziyade dudaklarda görülür. Antiseptik etkisi olan bu yağdan, virüsün olduğu yere sürülür.( Yalnız burada dikkat edilecek husus, yağı daha başlangıçta, cilt kaşınmaya başladığında  sürmektir.)
Dermatitis (Deri iltihabı): Alerjik, kaşıntılı deri rahatsızlıklarında da kullanılır. Rahatsız olan bölgeye bu yağdan sürülür.
Çıban: Burada da dikkat edilecek olan, çıban daha olgunlaşmadan, yağın sürülmesidir.
Böcek sokmaları: Bir damla yağ böceğin soktuğu yere dökülür ve burası hafifçe ovulur.
Ayak mantarları: Ayaklar iyice yıkanıp, kurulandıktan sonra, mantarın bulunduğu  yere bu yağ sürülür.
Dolama ve tırnak batmaları: Bu gibi rahatsızlıklarda da bu yağ kullanılır. Tırnak batması sonucu tırnağın kenarında iltihap meydana gelir. Tırnak ete battığı için, yürürken, kişiyi ağrıdan dolayı rahatsız eder. Burada ancak yapılacak cerrahi müdahale ile, yani batan tınağı ya tam ya da kısmen çıkarmaktır. Bu yağ kullanılarak, tırnağın çekilmesine mani olabilirsiniz.
Şöyle ki: Ayak ilk önce yıkandıktan sonra güzelce kurulanır. Tırnağın battığı yerin üstüne bir damla bu yağdan dökülür ve kuruması beklenir. Ondan sonra 0,5 cm genişliğindeki plasterin ucu batan yerin yanındaki deriye yapıştırılır ve hafifçe çekilerek, diğer ucu parmağın altından tırnağın sağlam kenarından tırnağın ortasına getirilerek yapıştırılır. Böylece batan yerdeki deri çekilerek tırnağın batmadan ilerlemesine yardımcı olur ve yağın antiseptik tesiri ile de iltihap kurur. Böylece cerrahi müdahaleye de gerek kalmaz.
Ağızdaki iltihaplar: Ağız hijyeninde de çok rahatlıkla  kullanılır. Diş eti iltihabında, takma dişin vurması sonucu meydana gelen yaralarda, iyileştirici rol oynar. Birçok diş hekimi, diş çekiminden sonra gelen yarayı bu yağla ıslatılmış tampon kullanırlar. Azıcık bir suyla sulandırılmış birkaç damla yağ ile gargara yapılır. Ve yahut doğrudan doğruya yara yerine bu yağ sürülür.

Siğiller: Ayak parmaklarında meydana gelen bu siğiller de, üstlerine sürülerek, kurutulabilir. ( Özellikle eski ve büyük siğiller için en az 21 gün uygulanmalıdır.




Yararlanılan kaynaklar

 Prof. Dr İbrahim Saraçoğlu
 Prof.  Dr Ahmet Maranki  
 Dr. Yüksel Cavlak                  Kadife yumuşaklığında elleriniz olsun... 

19 Aralık 2014 Cuma

LEKE TEDAVİLERİ İÇİN EN UYGUN MEVSİMDEYİZ

Yaz boyunca güneşe maruz kalan cildimiz lekelendi ve kalınlaştı.Bu lekeler cilde iyice yerleşmeden ve koyulaşmadan tedavi etmek önemli. Güneşin zararlı ışınlarına uzun süre maruz kalmak cildi yaşlandırır ve lekelendirir.

Cilt lekeleri cildin üzerinde bulunan melanin pigmentlerinin birikmesi ile oluşur. Daha çok ; uzun süre güneşe maruz kalan açık bölgelerde , göğüs, yüz , sırt, kol ve bacakta lekeler görülür. Lekelerin ne zaman oluştuğu , büyüklüğü , yeri, derinliği ve yoğunluğu hekimin uygulayacağı tedavi yöntemini seçmesinde etkendir. Lekelerin görünümünü azaltmak için çeşitli medikal uygulamalar yapılabilir. Bu çözümlerin sizin için uygun olup olmadığına ancak bir uzman karar vermelidir.

Leke tedavilerinde lekenin sebebi ve kaynağı iyi analiz edilirse tedavi sonucu mutluluk verir. İşinin uzmanı olmayan kişilere yaptırılan uygulamalar sizi mutsuz edebilir. Tüm bu leke sorunlarınızın tedavileri için en uygun mevsim sonbahar ve kıştır. Derin ve koyu lekeler için lazer, kimyasal peeling, dermabrasyon , derma roller , hafif lekeler için ise kremler losyonlar ve bitkisel uygulamalar sayılabilir.  Bu alana reklam vermek için tıklayınız Çok yoğun olmayan lekeler için limon , elma sirkesi , ıhlamur toniği gibi doğal ağartıcıları kullanabilirsiniz.

Limon asitli içeriği ile güçlü bir renk açıcıdır. Çay tabağına yarım limon suyu alınır iki damla zeytinyağı ile karıştırılır. Sabah akşam lekeli bölgeye pamuklu çubukla sürülür. Limon suyu leke açarken , zeytinyağı cildi nemlendirir ve besler. Özellikle renk açıcı toniklerin gece boyu ciltte kalması daha faydalı olur. Aynı işlem limon yerine elma sirkesi ile de yapılabilir. Yine leke açmak ve renk bütünlüğü sağlamak için aşağıdaki maske tariflerini evde kendiniz uygulayabilirsiniz.

İlk defa yapacağınız uygulamalar için test yapmanızı öneririm. Yaptığınız karışımdan az miktarı kulak arkasına veya kolun iç kısmına sürün. 10 – 15 dk bekletin. Cildinizde kızarma , kabarma , kaşınma olmazsa hazırladığınız maskeyi veya toniği kullanın. Bu testi ilk defa uygulayacağınız karışımlar için her defasında yapmanızı öneririm.. 1 çay kaşığı pirinç unu , 1 çay kaşığı yoğurt ve yoğurt suyu ile mama kıvamında maske hazırlanır , cilde sürülür. 20 dakika sonra cilt yıkanır nemlendirilir.

Bu maske aynı zamanda sivilce ve akne oluşumuna da engel olur.Yine bal ve zerdeçal ile yapılan maske haftada 2 kez uygulanabilir. Çay ağacı yağı 5 damla, lavanta yağı 2 damla , limon yağı 2 damla olarak karışım hazırlanır. Lekeli bölgelere sürülür ve 30 dk bekletilir. Çok koyu lekeler için elma suyu ve limon suyu toniği hazırlanır.Sabah akşam uygulanır. Ihlamur çay gibi ( 1 su bardağı ) demlenir ve süzülür.

İçine 5 damla çay ağacı yağı, 5 damla lavanta yağı, 2 damla limon yağı ilave edilir. İyice çalkalanır, buzdolabında spreyli şişe içinde saklanır. Her kullanım öncesi çalkalanmalıdır. Doğal ve bitkisel uygulamalar düzenli olmak şartı ile 5-6 haftada sonuç vermeye başlar. Bütün bu uygulamaların yanısıra lekelerin önlenmesi içinde doğru ! güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmemeliyiz. Ayrıca beslenmemize c vitamini ve çinko mineralleri eklemeliyiz. Güneşin yarattığı yaşlanma etkilerine karşı antioksidan olarak savaşan bitki ve meyveleri tüketmeye özen göstermeliyiz.

Bol yeşillik, üzüm çekirdeği , mor olan tüm meyva ve sebzeler. Yapılan bilimsel çalışmalarda bazı aminoasitlerin C ve E vitamini ile birlikte lekenin önlenmesinde ve ultraviyole ile mücadele de olumlu etkileri olduğu görülmüş. Yine araştırmalar sonucunda C vitamini ile birlikte magnezyumun leke tedavisinde olumlu katkısı olduğu anlaşılmış. Güneşli , sıcak , sağlıklı günler hep sizinle olsun...

30 Ekim 2012 Salı

MUCİZE YAĞ ARGAN


 Argan Yağı Faydaları

Cilt hücrelerini yenileyerek cildin yaşlanmasını önlemeye yardımcı olan  Argan Yağı, cildi çevresel etmenlere karşı da korumaya yardımcı olur. Özellikle yazın kuru sıcağından, kış günlerinin soğuk havasından cildinizi korumaya yardımcı ve bir kalkan görevi üstlenen  Argan Yağı, cildinizin yenilenmesine yardım eder.

Kadınların vazgeçilmezi olan güzellik, Argan Yağı ile bir tutkuya dönüşüyor. Argan Yağı, içerisinde barındırdığı Omega 9, Omega 6, Steroller, felurik asit, E vitamini ve güçlü antioksidanlar sayesinde gençlik iksiri olarak da görülebilir.

Son yıllarda (anti-aging) yaşlanmaya karşı kullanılan Argan Yağı, sizi geçmiş güzelliğinize geri götürmenize yardımcı olacak. Özellikle nemlendirici özelliği ile daha kullanır kullanmaz etkisini gösteren Argan yağı, kuru ciltlerin nemlenmesine, yağlı ciltlerin yağ dengesini sağlamaya yardımcı oluyor. Zaten kozmetik üretiminde de kullanılan Argan Yağı, çok kısa bir sürede cildi nemlendirebilen, cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlayan bir özelliğe sahip. Argan Yağı'nın bu başarısı da birçok bilimsel araştırmayla desteklenmektedir. Uzmanlar da Argan Yağı'nın daha başka hangi yararı var bunu bulmak için kolları sıvamış olduklarını söylüyorlar.

Yaşlanmayı Geciktirmeye Yardımcı (Anti-Aging) Etkisi

Argan Yağı cildi yumuşatmaya, nemlendirmeye ve cildi kurumaya karşı korumaya yardımcı olur.
Gündüz ve gece kullanımıyla kuru ve nemli cilt arasında denge kurmaya yardımcıdır.
Geceleri tüm cilt tipleri için harika bir etki oluşturmaya yardımcıdır. Uyku boyunca cildin yenilenmesine yardımcı olur ve cildin yaşlanmasına karşı savaşır.
Nemlendirmeye yardımcı etkisi çok güçlüdür; cildi dışarıdan gelecek güneş, kötü hava, soğuk, çatlak ve gerginliklerin oluşumunu önleyerek erken yaşlanmanın önüne geçmeye yardımcıdır.
Kahverengi Noktaların, Yüzdeki Sivilcelerin ve Boyun Çizgilerinin Giderilmesine Yardımcı

Argan Yağı yüze haftada 2-3 defa olmak üzere hafif bir masaj ile cilde yedirilerek uygulanmalıdır. Maksimum etkinin sağlanması için tercihen gece yatmadan önce uygulanmalıdır. Eğer sivilceniz varsa yatmadan önce yağı pamuklu bir çubukla da yüzünüze uygulayabilirsiniz. Argan Yağı mutlaka temiz bir cilde uygulanmalıdır. En iyi etkinin sağlanması için yağı uygulamadan önce buhar banyosu yapınız ya da en azından haftada bir kez, normal banyo yaptıktan sonra Argan Yağı'nı vücudunuza uygulayın ve rahatlayın. Sonucu çabucak göreceksiniz. Cildiniz daha pürüzsüz ve yumuşak olacak ve ipeksi bir his uyandıracak.

Selülit ve Çatlak İzleri

Argan Yağı'nı mevcut güzellik kreminizle değiştirmeniz güzellik uzmanları tarafından da önerilmektedir. Çünkü Argan Yağı %100 doğal bir üründür. Ciltteki çatlakları önlemesi ve cilde tekrar elastikiyet kazandırması açısından çok faydalı yardımcı bir üründür. Argan Yağı kullanımıyla birlikte pek de estetik olmayan bu çirkin izler silmeye ve cildinizin elastikiyet kazanmasına yardımcı olur.

Göğüs Bakımı için mükemmel bir yardımcı ürün
Argan yağı göğüs ve göğüs bölgesi bakımı için mükemmel bir yardımcı üründür. Göğüslerin forma girmiş, daha sıkı ve nemli bir hale gelmesine yardımcı olacaktır.

Argan Yağının  Saça Faydaları
Argan Yağı’nın içinde bulunan E vitamini güçlü bir antioksidandır.Argan Yağı, saça zaman içinde zarar veren serbest radikallerle savaşarak saçın zarar görmesini engeller.  Aynı zamanda saçlı derideki kan dolaşımına da yardımcı olarak sağlıklı bir saç için gerekli bir koşulu  yerine getirmiş olur. E vitamini epidermiste 6 ay boyunca depolanabilmektedir. Bu nedenle bir uygulamayla bile uzun süren bir etki elde edilmektedir.Argan Yağı kuru, kırılgan ve solgun saçlarınıza parlaklık ve canlılık kazandırır.Bir miktar yağ saç diplerinden başlayarak masajla deriye yedirilir.Saçın tamamına da sürülür ve ılık havlu ile sarılarak  bir saat kadar bekletilir.
Bir uygulama ile bile sizi mutlu edecek sonuçlar alacaksınız.

NOT : Gerçek Argan yağı içindir yazılanlar.Taklitlerinden sakınınız...!!!!!!

ARGAN YAĞININ FAYDALARI



Argan Yağı, Argan Ağacının meyvelerinden özenle ve büyük bir sabırla işlenerek elde edilen, az üretildiği için kıymetli olan bir yağdır.
Dünyada Argan ağacının yetiştiği tek yer Fas'ın güney batı sahilleridir. Argan ağacı bu özelliği nedeni ile UNESCO tarafından koruma altına alınmış bir ağaçtır.

Argan yağının elde edilmesi önemli bir süreçtir. Tamamı ile doğal ve yüzyıllardır kullanılan geleneksel yöntemlerle elde edilmelidir. Modern ve mekanik sistemlerle elde edilen argan yağı doğal performansını kaybetmektedir.
Doğanın biz insanlara eşsiz nimetlerinden biri olan Argan Yağı, yüzyıllar boyunca Fas'lı yerel kadınlar tarafından pek çok amaç için kullanılmıştır.
Ancak bugünkü ününü doğal kozmetik ve sağlık ürünü olarak kullanılması ile elde etmiştir. Özellikle son  yıllarda, Avrupa  ve  Amerika'da doğal sağlık, kişisel bakım, güzellik ve kozmetik ürünlerine insanların ilgisinin artması ve kimyasal ürünlerin sağlıksız olmaları, insanları doğal yöntem ve ürünlere yöneltmiştir.

Argan Yağı, E vitamini yönünden, cilt bakımı ve sağlık amaçlı olarak kullanılan diğer doğal ürünlerden (palmiye ve zeytin yağı vs.) birkaç misli daha üstündür.  Doğal Yapısı içinde ;

* 70 mg üzerinde E vitamini

* 47,1% oranıda Omega 9 olarak bilenen "Oleik Asit"

* 33,8% oranında Omega 6 olarak bilenen "Linoelik Asit" içerir.

* Ayrıca  yüksek oranda "Tekoferol" "Squqlene" "Steroller" ve "Polifenoller" gibi bileşenlere sahiptir.

ECO SERT VE USDA ORGANİC SERTİFİKALI SAF ARGAN YAĞI SATIŞLARIMIZ YAKINDA BAŞLIYOR..TOPTAN VE PERAKENDE SATIŞLARIMIZ VARDIR..

17 Şubat 2012 Cuma

Dr. Roller.......


Dr. Roller, 0.25mm ile 2.5mm’lik cilde özel ignelerden yapılan ve Dermal Döner Silindir Sistemi olarak adlandırılan cilt bakım cihazlarıdır.
İğne

Cihazdaki en önemli özellik iğnelerdir. Dr. Roller ürünleri, diğer ürünlerinkiyle kıyaslandığında daha etkili sonuçlar alınmasını ve daha rahat işlem yapılmasını sağlamak için çok düzgün ve ince delikler açmayı kolaylaştıran tıbbi olarak yüksek sağlık derecesinde paslanmaz çelik iğnelerden üretilmiştir

Ürün güvenilirliği

ISO 11137’ye uyumlu, steril gama ışınları kullanılır.
Teknolojimizin ana yapısı ve rekabet avantajımız, uygulama esnasında direkt olarak cilde temas eden iğnelerin güvenilirliğinde saklıdır. Ürünlerimizde tıbbi olarak yüksek saflık derecesinde, paslanmaz çelik materyalin kullanımı ciltte oluşabilecek herhangi bir yan etki ya da kontaminasyonu önlemektedir. “Sıfır Mikrop Barındıran” ürünler, gama ışınları kullanarak sterilizasyon sağlanan Güney Kore’deki 2 ünitenin birinde ve ISO 11137’nin şart koştuğu gama sterilizasyon tehlikelerine karşı eğitim almış personelimizce

Montaj

Dr. Roller ürünlerinde kimyasal madde kullanılmaz. Montaj işlemi sırasında yapıştırıcı maddelerin kullanıldığı bazı diğer ürünlerin aksine kenarlama montaj mekanizması kullanılır. Kalite kontrolümüzde her parça kullanılmadan önce 300 büyütme yapan mikroskoplarla sıkı bir denetimden geçirilir.

Dr. Roller Onay Belgesi

Dr. Roller ürünleri Güney Kore Gıda ve İlaç Dairesi tarafından GMP belgesiyle uluslararası üretim kalitesi de verilerek onaylanmıştır. Dr. Roller ürünleri çok sayıda ulusal ve uluslararası patentlere ek olarak uluslararası standart kuruluşundan ISO 13485, ürün güvenilirliğinde CE ve FDA sertifikasına da sahiptir.


Dr. Roller Uygulaması Nedir?

Dr. Roller uygulaması, dermiste bulunan bir tüyden bile daha ince olan 0.07mm çaplı 192 tane ince, terapötik etkili delik açarak düzensiz kolajen oluşumunu ortadan kaldırmakta, doğal kolajen oluşumunu tetiklemekte ve cilt hücrelerini yenilemektedir.

Avantajlar :

Diğer birçok cilt bakım uygulamaları programlarının aksine, Dr. Roller uygulaması ciltte tahriş ya da lekelenmeye neden olacak hiçbir işlem yapmaz. Cilde zarar verici cilt yenileme işlemi yapılmaz. Bunların yerine, uygulama, yalnızca cildin doğal iyileşme mekanizmasını kullanmakla kalmaz, aynı zamanda cildin elastikiyetini arttıran ve yara izlerini iyileştiren kolajen oluşumu için cildin kendi kapasitesini kullanır. Hiçbir yan etkisi yoktur, aksine uygulamaya hızlı yanıt alınmasını sağlar. İğneler aracılığıyla oluşturulmuş binlerce delik sayesinde dermis tabakasındaki yapılardan yenileyici ve sürekli bir etki sağlanır.

Uygulama Alanı :

Dr. Roller’un uygulama alanı, yara izlerinin ya da yanıkların sebep olduğu yaraların iyileştirilmesi ve saçlı deride saç köklerinin güçlenmesi ve saç dökülmesini engellemeye yardımcı cilt bakım uygulamalarını da kapsar.

CİLT BAKIMI

Dr. Roller’ın renk açma, kırışıklıkları önleme ve cilt esnekliğini arttırma gibi cilt bakım uygulamalarında eşsiz ve etkili bir tesiri vardır. Kendi kendini yenileyen kolajen ve iğnelerin oluşturduğu küçük kanallar diğer cilt bakım uygulamalarıyla ya da herhangi bir solüsyonla birlikte kullanıldığı zaman hiçbir yan etki korkusu olmadan çok iyi sonuçlar verirler.

RENK AÇMA UYGULAMALARI

Dr. Roller ile yapılan uygulamalara ek olarak renk açıcı içeren bir solüsyon kullanılırsa çok daha sonuçlar alınır. Cilt tipine göre 0.25mm’lik ya da 0.5 mm’lik ürünler kullanılabilir.

YAŞLANMAYI GECİKTİRİCİ UYGULAMALAR

Hyalüronik asit ve bu maddeyi üreten hücrelerin sayısı biz yaşlandıkça düşer. Sonuç ise daha kuru, ince ve esnekliğini kaybetmiş bir cilttir ve bu da mimik kırışıklıklarının oluşmasına sebep olur. Dr. Roller’ın kendi kendini yenileyen kolajen oluşumu ile kırışıklıkların doğal yoldan giderilmesi, pigmentasyon, cilt esnekliğini artıran ve yaşlanmayı geciktirici etkileri kanıtlanmıştır.

REJUVİNASYON &YENİLENME

Dr. Roller’da temel olarak yapılan işlem, üst ve alt deri tabakasına hiçbir şekilde zarar vermeden cildi gençleştiren; sivilce, yanık ve yara izleri için etkili bir çözüm olan düzensiz kollajen oluşumunu normale döndürmektir. Uygulamayla birlikte etkili bir solüsyon ya da uygun ilaçlar kullanıldığı takdirde sonuçlar çok daha belirgin hale gelir.

SİVİLCE UYGULAMALARI

Dr. Roller tek başına sivilcelerin oluşmasını önlemek için yeterli bir uygulama değildir, fakat cildi daha iyi bir duruma getirebilir. Sivilcelerden tamamen kurtulmak için Dr. Roller ile birlikte başka bir bakım uygulaması yaptırmak çok daha başarılı sonuçlar doğuracaktır.

YANIK UYGULAMALARI

Dr. Roller’ın yanıklar için yapılan uygulamalarda çok etkili olduğu kanıtlanmıştır. Yanık bölgelere hücre yenilenmesini ve kolajen düzenlenmesini sağlayacak, alt ve üst deri tabakalarında 50-60 bin tane küçük iğne deliği bırakacak şekilde uygulama yapılır.

YARA UYGULAMALARI

Pek çok yara tipi vardır. Dr. Roller ile 50-60 bin tane küçük iğne deliği oluşturulur ve bunların içine yara lezyonlarındaki hücrelerin yenilenmesini sağlayacak medikal maddeler verilir.

ÇATLAKLARA YAPILAN UYGULAMALAR

Çatlaklar, derinin alt tabakasını oluşturan elastinin zarar görmesiyle oluşan izlerdir. Kısa bir süre içinde çok kilo alanlar, hamile kadınlar ve gereğinden fazla süre bölgesel sprey ya da oral yolla adrenokortikotropik hormon alan kişilerde yaygın olarak görülür.

SAÇ UYGULAMALARI

Saç dökülmesi genellikle yaşlanmaya bağlı olarak saç derisi hücrelerinin dejenerasyonu, saç köküne gelen besleyici maddelerin eksikliği, saç derisinin aşırı yağlanması sonucu derinin oksijensiz kalması, inflamatuar saç derisi hastalıkları veya gözeneklerde daralma ve strese bağlı bölgesel saç dökülme hastalığı yüzünden olur.

Ürün, saç köklerinin ve saç derisinin rahatlamasına yardımcı olur, böylece saç derisi iyileşir ve saç kaybı önlenir.

Uygulama döngüsü 4 haftalık arayla 5 seans gerektirir. Saç dökülmesi uygulamalarında günlük bakım, beslenme alışkanlıkları ve stres yönetimi de çok önemlidir ve bu işlemler uygun ilaçlar ve losyonlarla da desteklenmelidir.

Saç derisi üzerindeki saç yogunlugu farkı 4 haftalık bir uygulama döneminden sonra gözle görülebilir şekildedir.
                                                                                                                http://www.att.com.tr/

13 Şubat 2012 Pazartesi

CİLT LEKELERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR

Leke hem kadın hem erkeklerde en yaygın görülen cilt rahatsızlıklardan biri, lekelerin bir çoğu özellikle yanak ,alın ve çenede yerleşirken ve yüze daha mat ve pürüzsüz olmayan bir görüntü verirken,bazen vücut bölgelerinde sırtta ve göğüste ve ya el üstünde de yerleşebilirler.
Cilt lekelerinin  nedenleri ;
1.Güneş
2.Hormonal değişiklikler
3.Bazı sistemik hastalıklar
4.Genetik
5.Enfeksiyonel hastalıklar(mantar…)
6.İlaç,yanlış kozmetikler..yanlış uygulamalar.
7.Hamilelik

  Özellikle korunmasız uzun süre güneşe maruz kalma , .lekelenmeyi tetikler.
Ciltteki lekelerin sebebi ve fiziki yapısının  ( genel, bölgesel, derin, yüzeysel ) tanısı  tedavide önemli bir aşamadır. Vitiligo, ala , sedef gibi bazı cilt hastalıkları ; lekelerle karıştırılabilir. Leke tedavilerinde kullanılan yöntem ve kozmetiklerin seçimi ,uygulama zamanı ve aralıklarını uzman karar vermeli.. Bilinçsiz ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamalar sonucu daha çok mutsuz olabilirsiniz.

Leke tedavileri ;

- Haricen kullanılan topikal  kremler hidrokinon ve alfa hidroksi asit, C vitamini, retinoik asit, azelaik asit gibi  antioksidanları içerirler.

- Kahverengi lekeler kimyasal peeling, krioterapi ve bazı lazerler ile etkili ve hızlı bir şekilde tedavi edilebilirler.

Oldukça yüzeyel olan soyma teknikleri, çok rahatsız edici değildir ve de zaman kaybına neden olmaz, fakat bir kaç tedavi seansı gerekebilir. Ne yazık ki tedavi sonrası lekeler, bazen kötüleşebilir. Muhakkak devamlı bir güneş koruması gereklidir, çünkü bu lekeler yaz aylarında yineleyebilirler.Uygulama zamanı bu açıdan çok önemlidir. En iyi koruyabileceğimiz zaman aralığı ekim-mart ayları arasıdır.